İçeriğe geç

Hemşirenin hastayı reddetme hakkı var mıdır ?

Hemşirenin Hastayı Reddetme Hakkı Var Mıdır? Bir Hikaye

Kayseri’nin soğuk sabahlarından biriydi. Uyanmadan önce pencerenin kenarına yapışmış kar tanelerini izledim. Bir süre karın düşüşünü izlemek bana hep huzur verir. Ancak bu sabah, içimdeki huzur biraz eksikti. Bugün, içimdeki o eksik parçayı tamamlamak zorunda hissettim kendimi. O yüzden hemen işe koyuldum.

Hastanenin acil servisinde çalışmaya başladığımda, bir günün nasıl geçeceğini asla kestiremezdim. Ama bu sabah, birkaç dakika önce son derece normal görünen bir şeyin içimde büyük bir fırtına yaratacağını tahmin etmemiştim.

“Bir Hemşire Olmak, Ne Demek?”

İlk başta çok şey beklememiştim bu meslekten. Ne de olsa, hemşire olmak; hayatı, vücudun çok ince çizgileri arasında görebilmek demekti. O ince çizgiler, bazen yaşam ile ölüm arasındaki o kısa mesafeyi, bazen bir hastanın iyileşmesi için verilen mücadeleyi içeriyordu. Gecenin bir yarısı, uykusuz bir şekilde bir odada gözlerini açan bir hasta, bana birinin hayatını nasıl değiştirebileceğimi hatırlatıyordu.

O kadar çok gece uykusuz kalmıştım ki… Fakat bu sabah, bir değişim hissi vardı. O günün sabahı da biraz farklıydı. Kim bilir, belki de içimdeki o eksik parça, hastaneye girmemi bekliyordu. O kadar yorgundum ki, belki de hemşireliğin gerçek anlamını bu anın içinde bir yerde kaybediyordum.

“Hastamı Reddedemem”

Saatler ilerledikçe, normalde kendimi oldukça güçlü hissettiğim hastaneye adım attım. Ancak bu sabah, hastanenin koridorlarında gezinirken bir şeyin farkına vardım: Bu kez içimde bir şeyler eksikti. Bir hastanın benden yardım istediğini biliyordum ama bir sebepten dolayı kalbimde garip bir boşluk vardı.

İçeri girdiğimde karşılaştığım ilk hasta, acil servis salonunun köşesinde oturuyordu. Yüzü bembeyaz, gözleri ise donmuştu. Ne dediğini anlayamadım, ama bir şekilde onu anlamam gerektiğini hissettim. Hemşireler hastaları “yargılamaz” denir, ama ben, o anda, içimde bu yargıyı istemesem de hissetmeye başlamıştım.

Bir Karar Anı

“Yardım edebilir misiniz?” diye sordu hastam. Sesinde, kim bilir kaç saatlik uykusuzluk vardı. Ama gözlerindeki şey, bambaşka bir şeydi. Bir umutsuzluk, bir çaresizlik, her şeyin üstesinden gelebilmek için değil de, yalnızca bir çıkış yolu arayışındaki bir insanın gözleriydi.

Ama o an, kafamda dönüp duran bir soru vardı. “Bir hemşire olarak, hastayı reddetme hakkım var mı?”

Hastayı reddetmek, aynı zamanda bu insanı yalnız bırakmak demekti. Bunu yapmak, yıllarca hayalini kurduğum mesleği yanlış anlamak gibiydi. Ama duygularım birbiriyle çelişiyordu. Onu daha fazla dinlemek, ona yardım etmek istiyordum, ama başka bir taraftan da bir şeyler içimde, “bunu yapma” diyordu. Yüzümde bir belirsizlikle, derin bir nefes aldım ve hastama doğru yaklaştım.

O Anki Hislerim

Açıkçası, içimdeki duygular bir karmaşaya dönüşmüştü. Bu hastayı görmek, beni korkutuyordu. Bir hemşire olarak, onu kabul etmenin anlamı çok büyüktü; çünkü her hastayı kabul etmek, aynı zamanda onların hikayelerini almak, hayatlarını karşına almak demekti. Fakat o an, kendimi bir kayıptan kurtarmaya çalışıyordum, ama kayıp olan şeyin ne olduğunu, tam olarak bilemiyordum.

O gün aklımda en çok takılan şey, hastayı reddetmenin bir hemşirenin hakkı olup olmadığıydı. Kendi değerlerime ters düşen bir şey vardı. Sağlıkta her zaman mesafe vardı, ama bir hemşirenin hasta ile o mesafeyi ne zaman aşması gerektiğini bilmiyordum.

O Zorlu Karar

Bir süre sessizce bekledim. Sonra hastamın gözlerindeki korku daha da belirginleşti. Her şey ona bağlıydı, ama ben ne yapacağımı bilmez haldeydim. İçimden bir ses, ona yardım etmem gerektiğini fısıldıyordu, fakat o ses, diğer sesin çıkardığı fırtına arasında neredeyse duyulmaz oldu. Yardım etmek mi, yoksa sadece bir an için durup düşünmek mi?

Bunu hala hatırlıyorum. O anın içindeki sessizlik beni çok sarstı. “Belki de bu meslek, her zaman kalpten bir karar vermekle alakalıdır,” dedim. Sonunda, “Evet, yardım edebilirim” diyerek yanına oturdum ve onu dinlemeye başladım.

Sonuç: Hemşirenin Görevi

Bir hemşire, bazen bir karar vermek zorunda kalır. Yardım edebileceği birini reddetme hakkı olup olmadığı sorusu bir parça bulanık kalabilir. O an ne kadar zor olsa da, insanı kurtarmak için her şeyin yapılması gerektiği inancım galip geldi. O gün, hemşireliğin yalnızca bir sağlık mesleği olmadığını, aynı zamanda duygusal, içsel bir mücadele olduğunu tekrar hatırladım.

Bir hemşirenin hasta reddetme hakkı, sadece bir profesyonellik değil, aynı zamanda duygusal bir sorumluluktur. Bazen en zor olanı kabul etmek, bir insanın bir insanla karşı karşıya geldiği anı anlamaktır. O an, bir hemşire olmanın ne demek olduğunu öğrendim.

Ve evet, bazen reddetmek bile bir seçenektir. Ama ben, o an, kabul etmeyi seçtim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet casinoTürkçe Forum