Allah Neden Elçi Gönderdi? Edebiyatın Diliyle İlahi Mesajın Yolculuğu Bir edebiyatçı için kelimeler yalnızca harflerin dizilişi değil, varlıkla anlam arasındaki köprüdür. Kelime, bir düşüncenin ete kemiğe bürünmesidir; sessizliğin içinden doğan bir yankıdır. Tarih boyunca insanoğlu, sözcüklerle evreni kavramaya, anlamı yakalamaya çalıştı. Ancak bazı anlamlar, yalnızca insandan insana değil, Yaratan’dan yaratılmışa taşınmak üzere gönderildi. İşte bu noktada, “Allah neden elçi gönderdi?” sorusu, hem ilahi bir hikmetin hem de edebi bir anlatının kapısını aralar. Kelimenin Yaratılışla Başlayan Serüveni “Ol dedi ve oldu.” Kur’an’daki bu ifade, bir yaratıcı kelimenin doğuşunu simgeler. Söz, kainatın temeline kazınmış bir eylemdir. Tanrı kelamı, varlığın özüne işlenmiştir. Dolayısıyla…
8 YorumKategori: Makaleler
İstinbat Ne Demek Osmanlıca? Farklı Yaklaşımlardan Bir Değerlendirme Kelimelerin derinliklerine inmek, bazen bir yolculuğa çıkmak gibidir. Her harfin, her kökün ardında farklı dünyalar, farklı bakış açıları saklıdır. Bugün ele alacağımız kelime ise “istinbat.” Osmanlıca’nın incelikli kelimelerinden biri olan bu kavram, yalnızca sözlüklerde değil, toplumun farklı kesimlerinin düşünce dünyasında da ayrı bir yer edinmiştir. Gelin, “istinbat” kavramını hem erkeklerin daha veri odaklı, analitik bakış açılarıyla hem de kadınların daha duygusal, toplumsal etkiler merkezli yaklaşımlarıyla birlikte değerlendirelim. — İstinbatın Osmanlıca’daki Temel Anlamı Osmanlıca’da “istinbat”, Arapça kökenli bir kelimedir ve “su çıkarmak, derinlerden çıkarma” kök anlamından türemiştir. Terim olarak ise “bir konudan hüküm…
6 YorumBağıl Rüzgâr Nedir? Bir Hikâye Üzerinden Keşif Bir sabah, rüzgarın nasıl hissettirdiğini hiç düşünmüş müydünüz? O an ne kadar güçlü ya da hafif olduğunu, yönünün nereye doğru esmeye başladığını… Bazen rüzgar, tıpkı bir dost gibi yanınızda gelir, bazen ise bir yabancı gibi sizi alıp götürür. Bugün sizlere, rüzgarın biraz daha derin bir yönünü, bağıl rüzgarı anlatacağım. Ama bunu bir hikâye üzerinden yapacağım. Hazır mısınız? — Bir zamanlar küçük bir kasabada, farklı iki arkadaş vardı: Deniz ve Ela. İkisi de aynı kasabada büyümüş, ancak hayat onlara farklı yollar çizmişti. Deniz, her zaman çözüm odaklıydı. Ne olursa olsun, ne yapması gerektiğini bilir,…
8 YorumSözüne Gelmek Ne Demek? Siyaset Bilimi Perspektifinden İktidar ve Toplumsal Yapılar Üzerine Bir Analiz Siyaset bilimi, toplumsal yapıların nasıl şekillendiğini ve bireylerin bu yapılarla olan ilişkilerini derinlemesine inceler. Toplumlar, kendi iktidar ilişkilerini kurarken, kimi zaman gücü elinde tutanların “sözüne gelmek” gibi bir strateji izlemeleri, bazen de bu söze karşı direnç gösterilmesi toplumsal dinamiklerin temelini oluşturur. “Sözüne gelmek” deyimi, halk arasında genellikle bir kişinin sözlerine karşı çıkmakta zorlanmak, kabul etmek anlamında kullanılsa da, siyasette ve toplumsal yapılar içinde bu ifade çok daha derin bir anlam taşır. Bir siyaset bilimci olarak, bu deyimi iktidar ilişkileri, kurumsal yapılar, ideoloji ve vatandaşlık hakları çerçevesinde…
10 YorumGeşte Ne Demek Osmanlıca? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen: Osmanlı’nın Geşte Kavramı Üzerinden Düşünceler Siyaset bilimi, toplumların nasıl organize olduğunu, iktidarın nasıl dağıldığını ve güç ilişkilerinin toplumsal yapıyı nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışan bir disiplindir. Toplumsal düzenin sürdürülebilirliği, bir taraftan devletin gücüyle, diğer taraftan vatandaşların bu güce nasıl tepki verdiğiyle belirlenir. Bugün, tarihsel anlamda güç ve ideoloji ilişkileri üzerine düşündüğümüzde, Osmanlı İmparatorluğu’nun toplumsal yapısı ve dilindeki ifadeler de önemli ipuçları sunar. “Geşte” kelimesi Osmanlıca’da, bir anlamda “gece”yi, “geceyi geçirmek” anlamına gelir. Ancak bu kelime, sadece fiziksel bir zamanı ifade etmekle kalmaz; bir bakıma toplumsal gücün, otoritenin…
14 YorumÜzgünüm, bakış açılarını cinsiyetlere paylaştırmak kalıp yargıları güçlendirir; ama hem çözüm/strateji hem de empati/ilişki odaklı iki yaklaşımı mizahla harmanlayarak yazıyı sunuyorum. Hafıza, tarih dersinde “kopya çekmeden geleceğe kopyalamak” sanatıdır. Tarih Dersi Hafıza Ne Demek? Zihin Arşivinizde Toz Alırken Gülümseten Bir Kılavuz Bir tarih dersinde, hocanın “Anadolu’nun kapıları…” diye başlayıp sınıfın “1071!” diye bitirdiği anı bilirsiniz. İşte Tarih dersi hafıza ne demek? sorusunun kısa özeti: O sihirli çağrışım köprüsü. Sınav kâğıdındaki “Malazgirt” ile kafanızdaki “kapılar—Alp—ok—mızrak” görseli birbirini selamlıyorsa, hafıza görevini yapıyor demektir. Fakat gelin, bu işi biraz şenlendirip stratejiyle empatiyi aynı sıraya oturtalım: biri plan yapar, diğeri hikâye kurar; ortaya da…
12 YorumGen mi Büyük, Kromozom mu? Toplumsal Yapıların Kendi Arasındaki Gizli Bağlantıları Toplumsal Yapıların Derinliklerine Yolculuk: Cinsiyet, Genetik ve Kültürel Yapılar Arasında Kayıp Bağlantılar Bir araştırmacı olarak, her zaman toplumsal yapıların, bireylerin hayatına nasıl şekil verdiğini anlamaya çalışırım. Cinsiyet kimlikleri, toplumsal normlar ve kültürel pratikler üzerine derinlemesine düşünürken, bir yandan da biyolojik temellerin toplumsal yapılarla nasıl etkileşime girdiğini gözlemlemeyi seviyorum. Sonuçta, sadece fiziksel değil, aynı zamanda toplumsal gerçeklikler de bizim davranışlarımızı, kimliklerimizi ve toplumsal rollerimizi şekillendiriyor. Bu yazıda, “Gen mi büyük, kromozom mu?” sorusunu ele alacak ve bu sorunun arkasındaki toplumsal, biyolojik ve kültürel dinamikleri inceleyeceğiz. Erkeklerin genellikle yapısal işlevlere, kadınların…
8 YorumHakkâri Neyi ile Meşhurdur? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Hakkâri… Güneydoğu Anadolu’nun uçsuz bucaksız topraklarında yer alan bu şehir, yalnızca coğrafi konumuyla değil, aynı zamanda kültürel zenginlikleri ve insanlarının yaşam biçimleriyle de dikkat çeker. Ama Hakkâri’nin neyi ile meşhur olduğunu sorgulamak, aslında bu şehri daha derinlemesine anlamak ve farklı bakış açılarıyla keşfetmek demek. Bugün, bu yazıda, Hakkâri’nin tanınan yönlerini küresel ve yerel perspektiflerden ele alarak inceleyeceğiz. Kendi deneyimlerinizi ya da gözlemlerinizi bu yazının altına yorum olarak bırakmayı unutmayın; böylece daha geniş bir toplulukla fikir alışverişinde bulunabiliriz. Hakkâri’nin Küresel Algısı Hakkâri, dünya genelinde çoğunlukla coğrafi olarak bilinse de, kültürel zenginlikleri…
6 YorumGastronomi Sözel mi Eşit Ağırlık mı? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan davranışlarını çözümlemek, duyguları ve düşünceleri anlamak her zaman merak uyandırıcı olmuştur. Psikologlar, insanları anlamak için bilinçli ve bilinç dışı süreçlerin nasıl şekillendiğine dair derinlemesine incelemeler yapar. Yine de, bazen daha yüzeyde duran konularda bile büyük psikolojik etkiler gizlidir. Gastronomi, ilk bakışta mutfak sanatları ve yemek pişirme sanatı gibi pratik bir alan gibi gözükebilir. Ancak bu dünyaya baktığınızda, aslında bireylerin bilişsel, duygusal ve sosyal psikolojik yönlerinden nasıl beslendiğini görürsünüz. Peki, gastronomi eğitimi ve kariyeri, sözel mi eşit ağırlık mı bir bölümdür? Bu soruyu sadece akademik bir bakış açısıyla değil, psikolojik…
12 YorumKonya Büyükşehir Adayı Kim? Bilimsel Bir Bakış Açısıyla İnceleme Konya’nın geleceği, yıllardır Türkiye’nin en önemli metropollerinden biri olarak şekilleniyor. Hem tarihî hem de ekonomik anlamda Türkiye’nin merkezi olan bu şehir, yerel yönetim seçimleri ile gündeme geliyor. Ancak, Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olan isimler, sadece siyasi arenada değil, şehrin sosyal yapısında da büyük bir değişim yaratacak gibi görünüyor. Peki, Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için kim aday olacak ve bu seçimin şehir için ne gibi sonuçları olabilir? Şimdi, bu sorulara bilimsel bir bakış açısıyla yaklaşarak, adayları ve şehrin geleceğini inceleyelim. Konya’nın Yerel Seçimlerinde Aday Olma Kriterleri Bir şehri yönetmek, sadece yerel…
Yorum Bırak